efes pilsen one love festival etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
efes pilsen one love festival etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Haziran 2010 Salı

Efes Pilsen One Love Festival'de Müthiş Filmler

Geçen hafta yaşananların ardından kalbimiz biraz kırılmış olsa da; biricik festivalimiz EPOL'e sadece bir kaç gün kaldı. Festivalde bu sene müziğe doyacağız ama dileyenler için bir de sinema salonu düşünüldü. Birbirinden harika müzik üzerine filmler Club 14.1'de bizlerle olacak.

Part Of The Weekend Never Dies: Hala izlemeyen varsa neler kaçırdığı konusunda en ufak bir fikre sahip değildir. Tüm zamanların en gaza getirici filmi olması muhtemel, benim de kişisel favorim. Soulwax ve 2ManyDJs'in tur hikayesi bu filmde. Cumartesi ve Pazar günü saat 14.30'da mutlaka izleyin.

24 Hour Party People: Artık efsaneleşmiş bir filmden bahsediyoruz. 80'lere damgasını vuran Happy Mondays, Joy Division ve New Order ekseninde dönemin çılgın şehri Manchester gözler önüne seriliyor. Hacienda Club ve Factory Records'ın Tony Wilson'ı; Michael Winterbottom'ın yönetimiyle bu filmde. Pazar günü 15:45'te.

All Tomorrow's Parties: Nam-ı diğer ATP'yi; henüz bu senenin başında If İstanbul'da; ahlar vah lar çekerek izlemiştik. Bildiğiniz festivallere benzemeyen; katılımcıların da aktif olarak festivalin bir parçası olduğu bu güzel etkinliğin belgeselini kaçırmayın.Cumartesi 16:55 ve Pazar 20.00'de.

Heima: Kuzeyin en muhteşem grubu Sigur Ros'un; 2006 yılında ansızın memleketleri İzlanda'da verdiği turla ilgili bir film. Ansızın diyoruz çünkü hiç bir promosyon, reklam yapılmadan; konser salonları haricinde herhangi bir yerde verdikleri bir turdan bahsediyoruz. Cumartesi günü 18:35'te biz de orada olacağız.

No Distance Left To Run: Blur'un 99'taki 13 albümünün şahane şarkısının isim verdiği bir Blur filmi. Zamanında Mabbas ve sonrasında Şehnaz'dan bol bol methini duymuştuk ama izleyememiştik. Kısmet Efes Pilsen One Love Festivaleymiş. Grubun kuruluşundan, dağılmalarına ve sonrasında geçen yaz turne için tekrar birleşmeleri süresince yaşananların anlatıldığı film. Vakti zamanında amansız rakipleri olan Oasis de boy gösteriyor. Pazar günü 18:00'da.

14 Haziran 2010 Pazartesi

Hayati: Bir Hatadan Geri Dönmek

Salı akşamı Litera'dayız; Efes Pilsen One Love Festival'ın basın toplantısında. Biraz geciktiğimiz için Efes Pilsen İletişim Müdürü Emre Bey'in açıklamasını kaçırmış bulunuyoruz. Açıklamadan; sonraki gün ekşisözlük'teki EPOL başlığına girilen 14 entry ile haberim oluyor. Siteye girip güncellenen basın bültenini okuyorum; okuduklarıma inanamıyorum. Konuyu biliyorsunuz zaten tekrar yazmanın alemi yok.

Normaldir; yazılanları, açıklananları ilk okuyuşta, tam olarak karşımızdakinin aklındakileri anlayabilmek zordur. Okuduklarımdan benim anladıklarım hiç hoş değil, gözümde oluşan tablo insani hislerimi zedeliyor. Zaten piyasa yapmak için orada olacak olan saçma sapan insanların hayatileri o kadar insanın önünde rezil edeceğini görüyorum. İnanamıyorum EPOL'ün böylesine bir uygulamayı yapacak olmasına. İlk olarak Mabbas'a soruyorum durumu; kendisinin de yeni haberi olduğunu ve gündeme taşıdığını iletiyor. Anlıyoruz ki fikir Pozitif'ten bağımsız olarak Efes tarafından çıkmış. Efes Pilsen İletişim Müdürü Emre Bey' e mail atıyorum; aklımda oluşan tabloyu çiziyorum ve yanlış yere eleştirmemek için; kendisinden, Hayati uygulamasının tam kapsamını öğrenmek istiyorum.

Emre Bey de, zaten; gün boyu gerek ekşi sözlük'teki; gerekse başta hafifmuzik olmak üzere diğer sitelerden ve çevresindekilerden gelen yorumlardan haberi olmuş olacak ki konuyu tekrar görüşeceklerini belirtiyor. Sonraki gün verdiği cevapla Hayati uygulamasının kapsamının daraltıldığını anlıyorum. Yine gün boyu twitter ve facebook'tan da öğreniyoruz ki sırtta taşıma ve yeme-içme sırasında bekleme olayı kapsamdan çıkartılmış; onun yerine, güneş ışınlarından korunmak amaçlı güneş kremi, ıslak mendil, serinletici su spreyi, çimlere oturmak için küçük kilim temini gibi festival ruhunu yansıtacak eğlenceli aktiviteler eklenmiş. Efes Pilsen bir hatadan geri dönmüş.

Belli ki üzerine çok düşünülmeden; bir anlık bir fikir olarak çıktı bu hayati uygulaması. Sonrasında yapılan eleştirilerin ardından Efes Pilsen'in bu hatasından geri dönmesi iyi oldu.

Hayati uygulamasının yeni kapsamı gayet anlaşılabilir ve festival ruhunu fazlasıyla yansıtan şeyler. Yemek-içki sırası olayı ve sırtta taşıma durumu diğerlerinden oldukça farklı idi. Neden derseniz;

- Diğer festival katılımcılarının hakkaniyet hislerini zedeleyici şeyler bunlar. Yani uzun bir kuyrukta tuvalet sırası beklerken; kuponu olan birisinin Hayati'nin yerine geçip sıranızı ihlal etmesi kabul edilemez. (Bunu EPOL'ün meşrulaştırması diyelim)

- Hayati lerin gün boyu farklı bir üniformayla festival alanında yemek-içki sırasında dolanmaları insanların gözü önünde küçük düşmelerine neden olacak ve insani hislerimi zedeleyecekti. Hele ki sadece piyasa yapmak için orada olan ve insanı duyguları minimum düzeyde olan 'insanlar'ın; Hayati'leri; o kalabalıkta ciddi küçük düşüreceği ihtimali bir hayli yüksekken.

- Konserlerde sırtta taşıma olayı da yine bu iki nedeni kapsamasının yanında; ek olarak, görüntü itibariyle de hoş olmayacağı durumu da var maalesef.

Güvenlik görevlileri, yemek-içki standında çalışan arkadaşlar ve ekibin diğer tüm çalışanları halihazırda toplum tarafından kabul görmüş iş kolları arasında görevlerini icra ederken ve belirli bir hizmet sınırı çerçevesinde hakları var iken (aynı bizim günlük yaşantımızda çalıştığımız işler gibi); Hayati'lerin ilk kapsamda yapacakları bana 'kölelik' gibi geliyordu. İş tanımı-çerçevesi tam olarak çizilemeyeceği için, belirli bir hizmet sınırı yokmuş gibi anlaşılacak ve hiç hoş olmayan görüntüler yaşanabilecekti.

Aklıma askerde; cezaevinde tutulan; farklı bir üniforma giymiş ve kafasını kaldırmadan verilen her türlü işi yapan hükümlüler geliyor. Bunu gerçekten kabul edemiyorum.

Ha bu olay EPOL gibi bir müzik festivali haricinde başka bir yerde olsaydı bu kadar üzülmezdim, tepki vermezdim; benim hayalkırıklığım bu uygulamanın müzik ve eğlence için gerçekleşecek olan bir festivalde olacak olması idi.

Yalnız bu olayın ortaya çıkışının ardından gözlemlediklerimi de eklemeden geçemeyeceğim.

-Müzik sektöründeki önemli isimlerden Mehmet Tez'in, Doğu Yücel'in yazısını sitesine koymasının yanında; kendisinden de ilk aşamada olumlu veya olumsuz yorumlar beklerdik.

-Hafifmuzik'te yazının alt tarafına yazılan yorumlardan bazıları ciddi anlamda komik olmuş. Böylesine bir uygulamanın savunulmasını anlayamıyorum.

-Yurtdışındaki bir festivali örnek gösterip, bu uygulamayı meşrulaştırmak da kabul edilemez. Zira oradaki uygulama festivaldeki bir markanın uygulaması ve işin tanımı da oldukça farklı. Bunu direk olarak EPOL'ün yapacak olması olayı farklı kılar.

-Bu olayı festivaldeki diğer iş kolları(güvenlik görevlileri, çöpleri toplayan çalışanlar, stand görevlileri) ile benzeştirip; hatta hepimizin günlük yaptığı işlerle aynı şey demek saçmalamaktır.

-Olayı "kapitalizm işte, normal yani ne var" şeklinde yorumlamak kavramları algılayamamaktır.

-"Bu olaya gösterdiğiniz tepkiyi diğer şeylere göstersenize" demek de olayı kavrayamamaktır. EPOL; Efes gibi müzik açısından önemli bir markanın 9 yıldır devam eden bir festivalidir ve müzikseverler açısından muazzam bir imajı vardır. Tepki verdiğimiz şey bu olayı EPOL'un yapacak olmasıydı, başka bir mecra değil.

-Efes Pilsen'in Hayati uygulamasının ilk kapsamını bir 'espriydi' gibi sunmasını üzülerek izledim.

-Hayati olayının viral pazarlama olduğu fikrine kesinlikle katılmıyorum. Festivalin 9 yıllık bir geçmişi, süper bir line-up'ı var. Efes Pilsen gibi güçlü bir markanın Hayati'ye bel bağlamayacağını adım gibi biliyorum.

Konu hakkında, henüz okumadıysanız internetten bir kaç yazı:

-‘Hayati’ Azat Edildi:
http://cadde.milliyet.com.tr/2010/06/12/HaberDetay/1249774/_HAYATi__AZAT_EDILDI

-Bu yılki Efes Pilsen One Love’da yer alacak bir uygulamaya eleştiri var!
http://www.hafifmuzik.org/?p=8439#more-8439

-Portekiz'deki Uygulama:
http://www.bigumigu.com/haber.asp?hid=2123

-Hayatilik Müessesesi:
http://13melek.blogspot.com/2010/06/hayatilik-muessesi.html

-Hayati'm Gazım Var:
http://atgotten.blogspot.com/2010/06/hayatim-gazm-var.html

Sonuç olarak:
-Her şeyde hata yapılabilir, hatadan geri dönülmesi erdemdir.
-EPOL'ün Hayati uygulaması için gördük ki yine eleştirmeyi bilmiyoruz. Kulaktan dolma bilgilerle; tam olarak bilgi sahibi olmadan yorumlar yapıyoruz. Daha yapıcı ve çözüme yönelik yorumlar yerine "bir şey olsa da saldırsak" türü yorumlar yapıyoruz.
-Ya sev ya terk et mantığıyla bir yere varmaya çalışıyoruz. Hem sevelim, hem de sonuna kadar eleştirelim.
-"Aramız bozulmasın, eleştirmeyelim" türü yaklaşımları etik olarak doğru bulmuyoruz.

Kalbimiz biraz kırılmış olsa da biricik festivalimiz EPOL'e sadece beş gün kaldı. Hadi kaçırmayın, siz de gelin.

Reset! Magazine adına Gökhan Karabıçak

27 Mayıs 2010 Perşembe

Efes Pilsen One Love Festival’e Fischerspooner Da Geliyor!

Efes Pilsen One Love Festival’in son konuğu da belli oldu. Groove Armada, The Ting Tings, Sophie Ellis Bextor, The Whitest Boy Alive, Wild Beasts, Multitap, The Revolters, Sattas ve Gizli Özne’nin performans sergileyeceği ana sahnenin cumartesi günü sahne alacak grubu Fischerspooner oldu.

Efes Pilsen One Love Festival dokuzuncu yılında müzikseverlere yine muhteşem bir haftasonu yaşatmaya hazırlanıyor. Festivalin ana sahnede performans sergileyecek son grubu Fischerspooner oldu. Electroclash müzik türünün büyük bir patlama yaşadığı Miss Kittin’in, Tiga’nın ve Felix da Housecat’in müzik piyasasını domine ettiği yıllarda piyasaya çıkan ve retro elektro sesleri, electroclash’e özel radikal sözlerle birleştiren Amerikalı grup, Kraftwerk, Gary Numan ve Pet Shop Boys gibi isimlerden etkilenerek sıra dışı sahne şovlarıyla da hayranlarını canlı performanslarında görsel ve işitsel bir yolculuğa çıkarıyor. Şimdiye kadar “Emerge”,“The 15th”, “Never Win”, “A Kick In The Teeth”, “We Are Electric” ve “Just Let Go” gibi önemli elektro hit’lere imza atan New York’lu elektroclash üstatları Fischerspooner, Efes Pilsen One Love Festival sahnesinde tüm dans müzikseverler için büyüleyici bir performansa hazırlanıyor.

7 Nisan 2010 Çarşamba

Efes Pilsen One Love Festival Bu Sene Yine Şahane

Rock N Coke'un iptalinden sonra gözlerimiz Efes pilsen One Love Festival'ın line-up'ına çevrilmişti. Mika'lı ve The Raveonettes'li Freshtival'in güçlü programıyla iyice heveslenmiştik geçtiğimiz hafta. Sıra gelmişti EPOL'e. Ve EPOL bugün programının bir kısmını açıkladı ve bir an önce yazın gelmesini heyecanla bekler durumdayız şu gün itibariyle.

Bu yıl 9. su düzenlenecek olan festival; son iki senede olduğu gibi yine Santral İstanbul'da ve 19-20 Haziran tarihlerinde.

Line-Up'ta kimler mi var? Buyrunuz.

Groove Armada

Son albümleri Black Light'ı bu yılın başına yayınlayan grup, bildiğiniz gibi bundan 3 sene önce efsanevi festival Radar Live'ın ikinci gününde ana sahnede yer almıştı. Groove Armada'nın tarihinde verdiği ilk festival konseri olan bu performans; birbirinden harikulade şarkılarla o günü hala unutulmaz günler arasında hatırlamamızı sağlamıştı. Ve şimdi bir kez daha İstanbul'dalar. Kaçırılmayacak bir konser bizleri bekliyor.

Reset! Magazine'in 54. sayısında yer alan Groove Armada - Black Light albüm kritiği için:
http://www.resetmagazine.net/resetsayi54/muzik/Groove-Armada-Black-Light.html

İki sene öncesinde bir kış gecesi Indigo'da Dj Set'iyle dans ettiren Groove Armada'nın yarısı Andy Cato ile yaptığımız röportaj için:
http://www.resetmagazine.net/resetsayi2/insan/insan1.html

The Whitest Boy Alive

Artık Erlend Oye'yi İstanbul il sınırları içinde yaşayıp, az çok müzikle ilgilenip de bilmeyen insan kalmamıştır sanıyorum. Üç sene önce Kings Of Convenience ile birlikte Ses tiyatrosunda unutulmaz bir konser veren; hemen ardından kurduğu grup The Whitest Boy Alive ile Phonem By Miller'da sahne alan Erlend Oye ve grubu bir kez daha bizlerle olacak. Son albümleri Rules; geçen sene bu zamanlar çıkmıştı ve oldukça ses getirmişti.

Reset! Magazine'in 27. sayısında yer alan The Whitest Boy Alive- Rules albüm kritiği için:
http://www.resetmagazine.net/resetsayi27/muzik/thewhitestboyalive-rules.html

The Ting Tings

EPOL'den önce isimleri sık sık Freshtival'in line-up'ında geçen ve Frestival'in line-up'ı açıklandığında isimlerini göremediğimizde bizlere; 'tüh olmadı heralde' dedirten İngiliz ikili The Ting Tings sonunda İstanbul'a geliyor. Abartmış gibi olmayalım ama 2008'in tartışmasız en iyi çıkışlarından birini yapan grup; o yıl çıkarttıkları We Strated Nothing ile bir anda dans pistlerini hareketlendiren isim olmuştu. Ülkemizde de epey hayranı olan grubu izlemek için gün sayıyoruz.

Reset! Magazine'in 11. sayısında yer alan The Ting Tings - We Started Nothing albüm kritiği için:
http://www.resetmagazine.net/resetsayi11/muzik/album7.html

Wild Beasts

Her ne kadar isimleri yeni duyulmaya başlasa da oldukça kaliteli müzik yapan grup; geçen senenin en iyi albümlerinden biri olan Two Dancers'ın sahibi idi. Ayrıca bu albüm Reset! Müzik Yazarları tarafından geçen senenin en iyi 50 albümü listesine girmeyi başarmıştı. Heyecan katsayımız giderek artıyor.

De La Soul

Eğlenceli müzik tarzlarıyla isminden söz ettiren De La Soul; 80'lerin sonunda kurulan ve geçtiğimiz sene Are You In albümüyle onun üzerinde albüm çıkarmayı başarmış bir grup. Akşamüstü saatlerinde festivale ayrı bir renk katacağı kesin.


Peki Efes Pilsen One Love Festival'in programı bu kadar mı? Elbette değil. Festival'de bildiğiniz gibi geçtiğimiz senelerde Otto Santral ve Tamirane'de de performanslar sergileniyordu. Bu sene de tahminimiz öyle olacak. Ağırlıklı olarak Dj Set şeklinde olacağını düşünüyoruz buradaki performansların. Ve elbette bunun yanında bir çok Türk grup da festivalde sahne alacak.

İşin güzel tarafı EPOL'ün sadece bir müzik festivali olmayışı şüphesiz. Santral İstanbul'un şahane ortamında bir yandan arkadaşlarımızla çeşitli aktivitelerle eğleneceğiz, diğer yandan müziğimizi dinleyeceğiz.